DUYURULAR
daha fazlası >
ETKİNLİKLER
daha fazlası >
HABERLER
daha fazlası>
  • “Kadın - Kariyer - Kişisel Gelişim Üçgeninde Alfabetik Yolculuk”

    “Kadın - Kariyer - Kişisel Gelişim Üçgeninde Alfabetik Yolculuk”

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (İKÇÜKAM) “Kadın - Kariyer - Kişisel Gelişim Üçgeninde Alfabetik Yolculuk” başlıklı konferansıyla Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aynur Türeyen’i konuk etti.

    İKÇÜKAM Müdürü Doç.Dr.Leyla Baysan Arabacı, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Esra Akın Korhan ve Doç. Dr. Gülşah Kaner Tohtak, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Derya Özer Kaya, İKÇÜKAM üyeleri, akademisyen ve öğrencilerin takip ettiği konferansta, kadın-kariyer ve kişisel gelişime farklı bir boyuttan bakıldı.

    Konferansta konuşan İKÇÜKAM Müdürü Doç.Dr. Leyla Baysan Arabacı, üniversitelerin sorumluluklarının sadece bilim ışığında akademik ilerlemeyi sağlamak değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel sorunlara da duyarlı olmak olduğunu söyledi. Bu noktada İKÇÜKAM’ın üstlendiği sorumluluğa dikkat çeken Doç.Dr. Leyla Baysan Arabacı, toplumun değerli ve önemli bir üyesi olan kadınların, saygın yaşam koşulları içinde, insan onuruna yaraşır biçimde yaşayabilmesi adına çalışmalar yürüttüklerini vurguladı.

    “Kadın azmederse her hikaye başarıyla biter.”

     Doç.Dr.Leyla Baysan Arabacı, “Kadının güçsüzlüğünü, kadının acizliğini değil, kadının güçlü yanlarını,  statüsünü, ikbal ve istikbalini belirleyebilme yetisini, hak, fırsat ve imkanlara erişebilmek adına içindeki gizil gücü fark edebilme becerisini konuşmak fikriyle yola çıktık. Kadın isterse, kadın azmederse, kadın emek verirse temas ettiği her yolculuğu, adım adım ilerleyerek bir başarı hikâyesine dönüştürecektir diyoruz.” dedi.

    “Kadın kavramının altında birden çok sorumluluk vardır.”

    Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aynur Türeyen de yaptığı sunumda, kadın kavramının birden çok sorumluluk gerektiren zengin bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Prof. Dr. Aynur Türeyen, “Kadın demek; bir anlamda anne demek, eş demek, aile demektir. Kadın demek; kordinasyon, organizasyon,yönetim, üretim,gelişim demektir. Kadın,evinde ailesinin her üyesinin her durumunda, toplımda ise her işte, her meslekte, bilimde çalışmak, başarmak, başarılı olmak demektir. Dolayısıyla kadın olmak; bu zengin ama bir o kadar da çok bileşenli karmaşık yapıya sahip olması nedeniyle birçok sorumluluğu, birçok görevi başarabilecek becerilere sahip olmayı gerektirir.” dedi.

    “Kişisel gelişim çalışmaları öncelikli bir gereksinim haline gelir.”

    Hem kadın hem akademisyen olmanın kişiye büyük bir sorumluluk getirdiğini kaydeden Prof. Dr. Aynur Türeyen, “Çünkü hem kadın hem de akademisyen olan birey, çok fonksiyonlu iki yapıyı dengeli bir biçimde çalıştırmanın ve başarmanın yanı sıra kendi kişisel sağlık ve mutluluğunu diğer deyişle beden ve ruh sağlığını da korumalı ve yükseltmelidir. İşte tam da bu noktada, kadın ve akademisyen ikilemine üçüncü bir nokta gerekir ki; bu da bireyin  kişisel gelişim sürecidir. Kadın-erkek her insanın mutlaka üzerinde durması ve uygulaması gereken kişisel gelişim çalışmaları, özellikle kadın ve akademisyenlik söz konusu olduğunda; çok daha öncelikli bir gereksinim haline gelir. Bu noktada, bireyin kişisel gelişim yolculuğu; kişinin hem kadın olarak hem akademisyen olarak konumunu, varlığını, etkinliğini kuvvetlendirir ve şüphesiz hem kendi yaşam kalitesini hem de ailede, üniversitede, toplumda iletişim içinde olduğu her alanda herkesin yaşam kalitesinin yükselmesine de  katkı sağlar.” diye konuştu.




Başa Dön